Lilypie - Second Birthday

14 Eylül 2011 Çarşamba

butterkuchen / yağlı pasta

halamdan aldığım ve çok severek yaptığım bi pasta. aynı zamanda çokda kolay ve lezzetli..

ölçüleri 200 ml krema kutusuyla yapıyorum

 malzemeler:
1 kutu krema             (1 becher schlagsahne)
1 kutu şeker               (1 becher zucker)
2 kutu un                    ( 2 becher mehl)
1 paket kabartmatozu ( 1 packchen backpulver)
1 paket vanilya           ( 1 packchen vanillen-zucker)
3 yumurta                  ( 3 eier)

almanyada krema biraz daha sulu olduğu için süt kullanmıyor halam. burda krema biraz katı. kek hamuru gibi olması için göz kararı biraz süt koydum..

üzeri için:
125 gr. tereyağı               ( 125 gr. butter)
1 kutu şeker                    ( 1 becher zucker)
200 gr. badem yaprakları ( 200 gr. mandelblatter)
3 kaşık süt                       (3 esslöffel milch)


hepsini mikserle kek hamuru kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. fırın tepsisine pişirme kağıdı koyup üstüne döküyoruz karışımı ve önceden ısıtılmış 175 derecede 15 dakika pişiriyoruz..

125 gr. tereyağını eritiyoruz

 

şeker ve badem ekleyip karıştırıyoruz. süt ekliyoruz ve şeker eriyene kadar ateşte tutuyoruz..

keki fırından alıp üzerini bu karışımı yayıyoruz.
tekrar fırına verip 15 dakika pişiriyoruz..

ve afiyet olsun.. canım çekti yine :) malzemeler gelsin hemen yapacam ;)

hadi sizede kolay gelsin.

görüşmek dileğiyle
bye bye

11 Eylül 2011 Pazar

türkiyede yaşamak

bu postumda almanyadan gelenler için yaşamanın bazı yönlerini anlatmak istiyorum..

benim bazı pişmanlıklarım var bu konuda. eğerki almanyada doğmuş ve büyümüşsen kesinlikle bi meslek sahibi ol ve türkiyedede istediğin zaman çalişma imkanın olsun. eşinin işi iyi olabilir ama evde oturmak insanı bunalıma sokabilir. mesleğin elinde dursun sen yine çalışma. eğerki almanyadan kopmak istemiyorsan bide alman vatandaşı olabilirsin.

kesinlikle almanyadaki düzeni bekleme burda. her konuda. trafik berbat. ehliyeti almanyadan aldım. ama burda korkudan kullanmıyorum. hastaneler ise bi işkence. almanyadaki düzeni tekrar aradım. doktorlar seninle doğru dürüst ilgilenmiyor. muayeneden sonra bi açıklama gereği bile duymuyor. önüne gelene antibiyotik yazıyor.. ben önemli bişey olmadığı sürece doktora gitmiyorum. çok önemli konulardada büyük şehirde üniversite hastanesine gidip profesörlere görünmeyi tercih ediyorum.

devlet kurumlarında bi işin varsa muhakkak tanıdığın biri olması gerekiyor orda. eğer yoksa yandın. bekle bekleyebildiğin kadar. yok "o halamın oğlu işi acil" yok "bu komşumuzun kardeşi işi çabuk biter" ama tanıdığın varsa yüz kişinin önüne geçebilirsin. haksızlık o biçim yapılıyor burda. almanyada tabi adam babasına torpil yapmıyor. alışık olmayınca böyle durumlara gücüme gidiyor herzaman.

türkiyede kesinlikle ev hanımıysan boş durmayacaksın. ben can sıkıntısından nerdeyse bunalıma giriyordum.. bunalıma girdimde hatta ama çabuk çıktım. ben neler yaptım türkiyede mesela. bi ara spora gitti, el sanatları kursuna gittim, açık liseye yazıldım yeni bide tupperware danışmanı oldum...

bunların yanında eşim bana çok büyük destek oldu. her konuda anlayış gösterdi ve yardımcı oldu. eğerki eşim bana destek olmasaydı herhalde burda yaşamam çok zor olurdu..

umarım açıklayıcı olmuştur biraz...

10 Eylül 2011 Cumartesi

tupperware havluluğum

almanyada tanıyordum tupperware'i. ailemde herkes kullanıyordu. hatta annem çeyizime bi iki parça koydu.

evde canım sıkıldığında internetten bişeylar ararştırıyorum. yine canım sıkılmıştı ve tupperware'i araştırıyordum.türkiyedede satıldığını yeni öğrenmiştim. çok sevindim böyle kaliteli ürünlerin sadece avrupa ülkelerinde değilde türkiyedede satılmasına.

işte öyle internetten araştırırken sitesine rastladım. danışmanlıkla ilgili yazılar vardı. pat diye karar verdim "ben tupperware danışmanı olmak istiyorum".. eşime sordum oda "olabilir ama bunları kim alacak, çok pahalı dedi".. olsun ben yinede başladım ve iyikide başlamışım..

başlangıç için güzel sipariş aldım. tabi bende bişeyler sipariş verdim.. aldıklarımdan biri havluluk..


uzun, lale şeklindeki tutacak, havlunun açılıp dağılmasını önler.
esnek tutacağı sayesinde her kalınlıktaki havluyu rahatca kullanabilirsiniz.
özel mekanızması sayesinde en son parçaya kadar havlunun her parçasını rahatlıkla koparabilirsiniz.


yemek kitaplarını açık tutmak için ayaklık olarak kullanılabilir.
tutacak kısmına mutfak önlüğünüzü asabilirsiniz.



bu şekilde tutunca havlu çok kolay kopuyor. bu zamana kadar bi çok havluluk kullandım. ama en dayanıklısı ve kalıtelısı tupperware'in. hem 10 yıl garantili. fiş saklama derdide yok. üzerindeki yazı zaten garantisi.. fiyatı 23,00 TL. biçok kişi çok pahalıymış dedi ama kesinlikle değiyor.. tupperware'i çok seviyorum..

bugünlükte bu kadar. görüşmek üzere.
bye bye

8 Eylül 2011 Perşembe

boğazlı body çekilişi var

sevgili çatı katı ilkay yine bi çekilişle bize bir süpriz yaptı. hadı çekilişe gelin :)

işte burda http://babyh23.blogspot.com/2011/08/nbb-bogazli-body-cekilisimiz-basladi.html

7 Eylül 2011 Çarşamba

düğün davetiyelerim

size bugün düğün davetiye hikayemi anlatmak istiyorum. düğünüm türkiyede oldu. biz düğüne 1-2 hafta kala gittik almanyadan türkiyeye. davetiyeler tabiki çok önce sipariş verilmesi gerekiyordu. ben seçmedim davetiyelerimi. niye davetiyeler diyorum onuda anlatcam..

görümcelerim beğendi davetiyelerimi. bende görünce çok beğendim. ilk seçtikleri davetiye bu..
 



bizim düğünümüz kasabamızda oldu. eşimle aynı kasabadanız. biraz yeni birazda eski adetlerden yaptık. davetiyeler elden dağıtılacağı için sorun yok bu davetiyelerde. ama uzaktaki davetliler düşünülmemiş. davetiyeler uzağa gidecek olunca ezilir diye görümcelerim ikinci uzun yola gönderilebilecek davetiyede seçmişler oda burda..



ikisinide güzeldi ama ilk gösterdiğim davetiyede bence bişey eksikti. ikincisini görünce "tamam budur" dedim. ama haklı değilmiyin sizce? ikincisi daha hoş değilmi?

ben aslında sade bi yazı düşünmüştüm. "düğünümüze bekleriz" şeklinde. o ne "elimizi uzattık, kolumuzu uzattık.. falan filan" bana çok komik geliyodu böyle davetiyeler. telefonda görümcemle konuşurken bi davetiyenin yazısını okudu bana. çok beğendim. bende istiyorum ayni yazıdan dedim ..

yazı şöyleydi..

bir zaman tünelinin sonsuzluğunda, en güzel sevgiyi birlikte yaşadık
her uçurumun kenarında, birlikte meydan okuduk rüzgara
ve gökyüzünden birer yıldız çalıp, ışık yaptık geleceğimize
hayatımızın en güzel gününü, siz sevdiklerimizle paylaşmak dileğiyle..

bugünlükte bu kadar.
yarın görüşmek dileğiyle.
bye bye

6 Eylül 2011 Salı

çekilişeee geeel

duyduk duymadık demeyiiin, moonlıght arkadaşımız bi çekiliş yapacaaaak

buraya geeel http://tamotomatikmoonlight.blogspot.com/2011/08/cekilis.html

5 Eylül 2011 Pazartesi

öğrenci oluyorum

yıllar sonra okumaya karar verdim yine. almayada okudum. türkiyede liseyi bitirmiş olmak için 12. sınıfı okumam gerekiyormuş. 34 kredim eksikmiş. bugün açık liseye kaydolmaya gittim. şimdilik bi sorun görünmüyor. inşallah bi sorun çıkmadan diplomamı alırım. devamınıda düşünüyorum. almancayla ilgili bişey. almanca öğretmeni mesela.

denkliğimi konyadan aldım. hemen verdiler. 1 hafta sürdü herhalde. ben daha uzun sürer diye bekliyordum.

kitaplarımda bi gelsin çalişmalara hemen başlayacağım. içimde bi heycan va.. :))

almanyada okulu bırakmasaydım şimdi bunlarla uğraşmazdım. o zaman cahillik işte. herkes çok yalvardı "birakma, bi senen kalmış, bitiriver" diye. ama o zaman herşeyi en iyi ben biliyordum. hele annam o zamanlar hep haksızdı benim için. ama şimdi annem yanımda olsada yanlış bişey dese bile onun dediğini yapsam. o kadar çok özlüyorumki onları..

iyiki almanyadan sabit hatlara sınırsız konuşuluyor. hergün ariyor. konuşuroruz. şu anda en iyi arkadaşım annem. annem gibi olabilmek için uğraşıyorum. ama biliyorumki onun tırnağı kadar bile olamam. onu çok seviyorum.. anneciğim hakkını helal et. seni çok üzdüm zamanında.. seni çok seviyorum bitanem benim...

dün giydiklerim

merhaba herkese. bayramda hiç post yazamadım. memlekete köye gittik ordadad internet olmayınca giremedim bloğa.

cumartesi akşam geldik. dinlendik. dünde alışverişe çıktık. yiyecek bişeyler aldık. çarşıya çıkarken giydiklerim..

beyazla kırmızıyı kombinledim.
 

altınada bu terlikleri giydim

bundan sonra daha sık görüşeceğiz inşallah. şimdilik bu kadar. yarın tekrar yazarım.
bye bye